DOLAR 5,8010
EURO 6,4293
ALTIN 273,4
BIST 108.105
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 8°C
Sisli

GÜZEL AHLAK

GÜZEL AHLAK

-Toplum içinde kişilerin uydukları davranış biçimleri ve kuralların bütünü olan AHLAK kelimesi Arapça kökenli olup, yaradılış, din, huy, fıtrat ve tabiat anlamlarına gelen “hulk” kelimesinin çoğul halidir.
-Sözlük anlamı itibariyle ise, İnsanın doğuştan getirdiği ve onu başkalarından ayıran bireysel özelliklerinin, bir başka deyişle kişinin huylarının tümü olarak tanımlanan Ahlak ; bireyin iyi veya kötü olarak nitelendirilen davranışlarının bütünü, toplum içinde kişilerin uydukları davranış biçimleri ve kuralları, iyi ve kötü arasındaki niyet, doğru ve haklı olan zorunlu davranış biçimidir.
-Bu kapsamda GÜZEL AHLAK ; bireysel ve toplumsal olarak takdir edilen ve uyulması gereken davranışların bütünüdür. Ahlaklı olunmaz “GÜZEL AHLAKLI” olunur, ahlaksız olunmaz “KÖTÜ AHLAKLI” olunur.
-Kıymetli Dostlarım, benim için GÜZEL AHLAKLI İNSANLAR; daima vicdanının sesini dinleyen ve kesinlikle başkasına zarar verme düşüncesinden kaçınan, kendine gelecek zararı umursamadan sürekli başkalarına yardımcı olmaya çalışan, benlikçi olmayan, çıkar ve menfaat gözetmeyen, kendisine yapılmasını istemediği her şeyi başkasına yapmayan kişilerdir. KÖTÜ AHLAKLI İNSANLAR da, bunun tam zıttını-tersini uygulayan kişilerdir.

ARA REKLAM ALANI

-Bizim Dinimiz GÜZEL AHLAK DİNİDİR. Kur’an-ı Kerim ve Hz Muhammed (sav) hadislerinde insanları hep güzel ahlaklı olmaya davet etmiştir. İbret alasınız diye Allah böyle nasihat eder.” Nahl Suresi 90. ayetinin anlatımından da görülüyor ki, Allah kutsal kitabında insanları güzel ahlaka sahip olmayı, kötü ahlaktan ise sakınmayı nasihat etmiştir.
-Öz Türk ve Türkmenlerin felsefi inancı olan Alevi-Bektaşilikte ise GÜZEL AHLAK anlayışı; “Eline, Beline, Diline, İşine, Eşine, Aşına sahip ol” sözleriyle özetlemiştir. Herkes gibi Alevi-Bektaşilerin de yaşamları boyunca uymak zorunda oldukları katı ahlak kuralları bulunmaktadır. Bu kurallar evrensel insani, ahlaki ilkelerle de uyum halindedir. Dedenin ve beraberce yaşadığı tüm insanların yani toplumun önünde İkrar vererek and içen ve uymaya söz verdiği bu kuralları çiğneyen, açıkça ikrarına sadık kalmayan – yemininde durmayan kişiler, Bektaşilikte düşkün kişi olarak adlandırılırlar. Bu düşkün kişilere katı kurallar uygulanır. Mesala, 7 yıl toplum içine giremezler, İbadete alınmazlar, hiçbir kimse o düşkün kişeye selam vermez ve almaz. Bu tür kişiler, Dede – Rehber ve yaşlı kişilerce güzel bir dille uyarılarak, iyiliğe ve doğruluğa yönlendirilirler. Cezası bittiğinde ise, beraber yaşadığı toplum bireyleri(Canların) huzurunda dara dikilerek yeniden Eline, Beline, Diline, İşine, Eşine, Aşına sahip olacağı konusunda İkrar yemini ettirilir ve toplumda güzel ahlaklı insan olmak için yerini alır.
-Ayrıca, Alevi-Bektaşiliğin  ahlak esasları edepli olmak, insan-ı kamil olmak üzerine kurulmuştur.
ELİNE SAHİP OLMAK: İnsanın eli her türlü iyiliğin ve yine kötülüğün uygulayıcısıdır. İnsan eline sahip olmadı mı her türlü kötü davranışı sergiler.
Elinle koymadığını alma (hırsızlık yapma), elini kendinden güçsüze-mazluma kaldırma, ellerin kötülüğe değil iyiliğe hizmet etsin, el al el ver, el emeği, alın teri, el ele el hakka gibi anlamları içerir. Her fenalık insanoğlunun elinden geldiğine göre, EL’e sahip olmak koşulunun ne kadar önemli olduğu anlaşılır.
BELİNE SAHİP OLMAK: İnsan kendi cinsel iç güdülerine hâkim olmalı, nefsini bu anlamda terbiye etmeyi bilmeli ve kendi eşinden başkasına cinsel isteklerle yaklaşmamalı, yani namuslu, edepli, ahlaklı insan olmalı. Egoist bencil duygulara hakim olmayı, her türlü ilişkinin gönül rızası ve sevgiye dayanmasını, her önüne gelene eğilme dik durma gibi anlamlar içerir. BEL’e sahip olmak insanın hayvani duygularının önüne geçerek alıkoyar.

DİLİNE SAHİP OLMAK: Görüp duyup bilmediğini (yalan) söyleme, gözün ile görmediğini söyleme, bildiğini ehlinden esirgeme, tatlı dilli muhabbetli ol gibi birçok anlamları içerir. DİL de EL kadar önemlidir. İnsan diliyle başkalarının gönlünü kırabilmekte ve yalan söyleyebilmektedir. İnsan DİLİNİ yalandan, riyadan, sahtelikten korumalı ve yalana, sahteliğe alet etmemeli, yani diline sahip olmalı. DİL’e sahip olmak da bu açıdan çok önemlidir.

-Ulu Hünkâr Hacı Bektaş Veli Makalat adlı kitabında şöyle sesleniyor insanlığa: “İnsanın üç iyi dostu vardır. Öldüğünde, bunlardan biri evde, öbürü yolda kalır. Üçüncüsü ise kendisiyle birlikte gider. Evde kalan malı, yolda kalan dostlarıdır. Kendisiyle giden ise ameli-dürüstlüğü-güzel ahlakı ve iyiliğidir.”
-Değerli dostlar, toplum olarak beraberce yaşamaya mahkum olduğumuzu unutmamalıyız. Beraber yaşarken de her bireyin bir birine karşı sorumluluklarının olduğunu, birbirimize muhtaç olduğumuzu, güzel ahlaklı olmanın hepimize fayda sağlayacağını, kötü ahlaklı kişilerin de hepimize zararı olacağı bilinciyle hareket etmeliyiz ve kötülere prim vermemeliyiz.
-Ne mutlu, önce iğneyi kendisine, sonra çuvaldızı başkasına batırma düşüncesinde olanlara,
-Ne mutlu, kendisine yapılmasını istemediğini başkasına da yapmayanlara,
-Ne mutlu, vicdanı-kalbi ve beyin yapısı tertemiz olan ve kötülükleri barındırmayanlara,
-Ne mutlu, GÜZEL AHLAKLI olanlara,
-Ne mutlu, İNSAN OLANLARA…Aşk ile

Bayram DEMİR
08 Ekim 2019

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
20 Ekim 2019
26 Ekim 2019
9 Kasım 2019
YORUMLAR

  1. Mehmet Tuncer dedi ki:

    Yazınız güzel ve olumlu neyazık ki her geçen gün tüm değerlerimizi kaybediyoruz. Ülkemizde çok değil 10 yıl önce 4 milyon gazete sarılırken şimdi nüfusumuz 80 milyonu geçmesine rağmen bir milyon satış yok. Çünkü insanlarda haklı aynı manşetle çıkan gazetelerin, yazarı olmayan köşeleri tutanların vereceği hiç bir şey yok. Şahsım adına ne yalan söyleyeyim yıllardır ben de hiç gazete alma ihtiyacı duymuyorum. Ülke ne hale geldi…..

    1. Bayram DEMİR dedi ki:

      Teşekkür ederim. Çok çok haklısınız. Okuyan bir toplum değiliz, hazırcı ve görselliğe önem veren bir nesil yetişti artık…Saygılarımla