DOLAR 5,8010
EURO 6,4293
ALTIN 273,4
BIST 108.105
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 8°C
Sisli

*Harman Yeri*

 

*Harman Yeri*

ARA REKLAM ALANI

* İçimin derinliklerinden bir ah çekerek yazıma başlamak istiyorum değerli dostlar.
* Ahh nerede o eski günler , nerede o eski dostluklar , nerede o eski komşuluklar , nerede o arkadaşlıklar ???
Nerede hak-hukuk gözetmek , nerede komşu komşunun kilididir sözünü haklı çıkarmak , nerede saygı-sevgi , nerede insanlık ???
* Arar olduk bu kaybolan ve yok olup giden değerlerimizi , sorgular olduk kendi insanlığımızı !!!
* Bu illet teknoloji hem iyi , hem de kötü. İyiliği ; her işimizi basitleştirdi , insan gücüne ihtiyaç duymayı asgariye indirdi , zamandan tasarrufu sağlattı… Ama kötülüğü ise daha çok oldu , komşunun diğer bir komşuya muhtaçlığını bitirdi , herkesin evinin önünde son model pulluk-patoz-yürüyen patoz-balya makinesi-traktör-biçer döğerler var oldu. Bu varoluş işte ” komşu komşunun külüne muhtaçtır ” ata sözümüzü bir kalemde silip attı…
Bırakın komşu komşunun külüne muhtaçlığını, sanki komşusunun selamını bile almaz duruma , utanılmasa düğünde-bayramda-cenazede bile gelinmiyecek duruma düşüldü…


* Değerli dostlarım , maalesef bu teknolojinin insanlık açısından bize çok zararı oldu tezini savunmak zorundayım. Çünkü hangi köye gidersem gideyim , eğer kapının önünde yukarıda saydığım makineler-alet ve edevatlar var ise , kendinizden de iş gücünüz var ise , bana ne Ahmet Ağadan , bana ne Mehmet Ağadan diyebiliyoruz. İmece usulü ile çalışmak bir yana , Köylerde iş yaptıracak ırgatlar bulunmuyor artık…
* Ama eskiye bir dönelim şöyle ; ekinler öküz sabanları ile , beygir pullukları ile ve yardımlaşarak ekilirdi. Yaz geldi mi, kimin ekini erdiyse onun tarlasına yanaşık(karşılıklı yardımlaşma) olarak toplanır gidilir, oraklarla taşlı tarlalarda sanki ritim tutularak eğnelin başına geçilir, türküler-maniler söylenerek yolunan ekinler yığın yapılır, bunları da kağnı ve at arabasıyla harmana getirilir ve orada ıramas şeklinde yığılırdı. Yapılan bu ıramaslar yine toplanılan iş gücü ile harmana daire şeklinde yayılır ve düven ile dönülerek saplar saman yapılırdı. Düven işi bittikten sonra, saman ile tanenin ayrımına geçilir, yabalarla ve rüzgarın da yardımıyla savrularak arpa-buğday taneleri ayrıştırılırdı.
* Değerli dostlarım, harman yerleri bir panayır alanı gibiydi. Köyün nerdeyse bütün halkı orada olur , işini önce bitiren diğer komşusuna yardımcı olurdu. At arabası veya kağnının gölgesinde , köyden gönderilen ve harmanın tozu ile daha da lezzetli olan yemekler beraberce yenirdi. Şayet ortakçı varsa , o da harmana kavun-karpuz ve gönlünden ne koptuysa getirir , tarlasını eken köylüye-aĺın teri döken emekçiye jest yapardı…
* Her şeyin insan gücüyle yapıldığı harmandan geç te olsa kalkılır, samanlar kağnı ve at arabasına uyarlanan geriye(kıldan dokuma haba) yüklenir , kağnının o gıcırdayan hoş sesi , at arabasının da çan-çan öten teker sesleri eşliğinde taşınarak samanlığa atılırdı. Arpa buğday taneleri ise , artma dediğimiz yün dokuma çuvallara konularak (her biri 10-12 teneke alır) , evdeki ambarlara, varsa kuyulara konulurdu…
* Artık uzun ve tempolu bir çalışmanın sonuna gelinmiştir. İnsanlar kendilerinin ve evinde beslediği-baktığı bütün hayvanların kış boyunca ve bir dahaki harmana kadar yiyeceğini depolamıştır artık. Sıra yorgunluğun giderilmesinde , yaz boyunca omuz omuza, birlikte yardımlaşarak çalıştıkları komşuları ile, dost ve akrabaları ile beraberce karşılıklı misafirlikler yani oturmaya gitmeler başlar. Yine evlerde teknolojinin ürünü olan televizyon ve akıllı telefonlar yoktur ki, sohbet muhabbet kırıla gider. Hal hatır sormalar, dertlere derman olmalar, birbirlerinin iş ve maddi gücüne nasıl katkı sunabilirler, onun konuşmaları yapılırdı…
*Dostlarım belki ben zamana göre yanlış görüşteyim , belki ben duygusallığımı ön planda tutarak böyle bir tezi savunuyor olabilirim ama, haklı değilmiyim sizce ???
* Bence haklıyım, teknoloji geldi, kişilerin birbirine muhtaçlığı bitti. Birbirine ihtiyaçları da kalmayınca, selamı sabahı da artık keser oldular…
* Ne diyelim, “tüfek icad oldu, mertlik bozuldu” , şu teknolojinin gözü kör olsun, bizleri birbirimize karşı soğuttu…Aşk ile , sevgiyle kalın , dostluklar bitmesin…Saygılarımla
*Bayram DEMİR
19 Ekim 2019

REKLAM ALANI
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
26 Ekim 2019
8 Ekim 2019
9 Kasım 2019
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.